-
Yeni Yıl, Yeni Bir Motivasyon Mu? Yoksa Eski Hataların Yeni Versiyonu Mu?
Her yılın sonunda aynı sahne yaşanır: Toplantı odalarında geçmiş yıl değerlendirilir, yeni hedefler belirlenir, ekipler motive edilmeye çalışılır. Ama çoğu zaman birkaç hafta sonra o enerji kaybolur. Çünkü sorun motivasyonda değil, motivasyonun yönetim biçimindedir.
Birçok kurum motivasyonu hâlâ “yılbaşı enerjisi” zanneder. Oysa motivasyon takvimle değil, alışkanlıkla yenilenir. Yani çalışanı bir yıl sonu rapor sunumuyla değil, tutarlılıkla aidiyetini sürdürürsünüz ve motive edersiniz.
1) Takvim Değişir, Kültür Değişmezse Hiçbir Şey Değişmez.
Ocak ayında herkes coşkuludur. Yeni hedefler, bütçeler, vizyon cümleleri. Ama Şubat geldiğinde aynı toplantılarda “neden ilerleyemedik?” sorusu duyulur.
Çünkü kültür değişmemiştir. Gerçek motivasyon, hedef değil aidiyet hissidir. Bir çalışan sadece ne yapacağını değil, neden yaptığını bildiğinde enerjisini korur ve sürdürür. Bu nedenle liderler motivasyonu yönetmek istiyorsa önce anlamı yönetmelidir. Zira anlam, sürdürülebilir motivasyonun en sessiz ve hiç bitmeyen yakıtıdır.
2) Çalışan Motivasyonu Artık Bir Prim Meselesi Değildir.
Motivasyon artık maaş ya da primle sağlanmıyor. Yeni dönemde çalışanlar üç soruya cevap arıyor:
•Katkım fark ediliyor mu?
İnsanlar görülmedikleri yerde bağlı kalmazlar. Takdir, motivasyonun görünmeyen maaşıdır.
•Söz hakkım var mı? Eleştirim, görüşüm ve önerim dinlenir ve dikkate alınır mı ?
Sadece dinlenen değil, duyulan çalışan motive olur. Her geri bildirim, bağlılık yatırımıdır.
•Yaptığım işin etkisini görebiliyor muyum?
İnsan yaptığı işin sonucunu gördüğünde motivasyonu dışsal olmaktan çıkar, içselleşir.
Yöneticilere diyorum ki: Yani motivasyonu artırmak istiyorsanız “ödül” değil, bağ kurma ya da bağı pekiştirme stratejisi oluşturmalısınız.
3) Yöneticiler İçin: Takvimle Değil, Takiple Motive Edin.
Sahada gördüğüm en büyük hata şu: Liderler motivasyonu “konuşarak” başlatıyor ama “takiple” devam ettiremiyor. Bir çalışan yöneticisinin kendisini gerçekten takip ettiğini hissederse, “önemseniyorum” duygusu oluşur. Bu his, hiçbir prim sisteminin sağlayamayacağı kadar güçlüdür. Gerçek motivasyon, “yap” demekle değil “birlikte yapalım” diyebilme olgunluğundadır.
4) Motivasyonun Formülü: Empati + Tutarlılık + Takdirdir. ( Motivasyon =: Empati + Tutarlılık + Takdir)
Motivasyonun sürdürülebilirliği büyük jestlerde değil, küçük ama tekrarlanan reflekslerde saklıdır.
•Empati: “Senin zorlandığını fark ettim.” diyebilmektir.
•Tutarlılık: “Söz verdiğim şeyi takip ettim.” i gösterebilmektir.
•Takdir: “Katkını fark ettim.” demeyi unutmamaktır.
Yeni yılda birçok lider motivasyon konuşmaları yapacak. Ama asıl farkı yaratanlar, yıl ortasında da, son çeyrekte de aynı cümleleri kurabilenler olacak. Çünkü kültür, istikrarlı davranıştan doğar.
Sonuç: Yeni Yıla Değil, Yeni Alışkanlıklara Yatırım Yapın! Bir yılı bitirip yenisine başlamak bir fırsattır ama çözüm değildir.
Takvim sadece tarihi değiştirir; alışkanlıklar değişmezse, sonuç da değişmez. Gerçek liderler, “motivasyon kampanyaları” değil, uygulamaları ile motive olunacak ortamlar kurar.
Çünkü bir çalışan motive edilmez, motive olabileceği düzen yaratılır.
Unutmayınız: Yeni yıl hedefleri değil, eski refleksleri değiştiren şirketler büyür.
Yayın Tarihi: 05.01.2026
Yazar: Mehmet ERGİN
Yönetim Danışmanı (CMC)
Aile Şirketleri Uzmanı (Phd)
FMA Future Management Academy
